Türk sigorta sektöründe 2009'un 9 aylık döne­minde kasko ve trafik sigortasında ödenen top­lam 3 milyar TL'lik hasarın 450 milyon TL'si sahte hasardan oluştu. Hasar takip merkezi ku­rularak hasarlar sıkı takip edilmeye başlandı.
 
Yıllardır, vatandaşla sigortacı arasın­da bir güvensizlik süregelir. Vatandaş, "Sigorta yapıp, prim almak için kapı­mızda yatarlar, iş hasar ödemeye gel­di mi ara ki, bulasın" diyerek sigorta şirketini suçlar. Sigortacılar da sigortalı­lara şüpheyle bakar. Her iki tarafın da birbirine şüpheyle bakmasının temelin­de ise hasar konusu yatar. Sigortalı ya hasarını hiç alamadığından ya da istedi­ği rakamı sigorta şirketinin vermediğin­den yakınır. Elbette, her durum böyledir demiyorum. Sadece şikâyetçi olanlardan bahsediyorum. Tabii ki, hasarını alıp da sistemden memnun olanlann sayısı, ol­mayanlara göre çok daha fazladır. Şim­di diyeceksiniz ki, sigortalıların şikâyet­lerini anladık da sigorta şirketlerinin ya­kındığı konu nedir. Hemen söyleyeyim: Sahte hasar.
Çok fazla dillendirilmese ve günde­me gelmese de tüm dünyada sigorta şir­ketlerinin sahte hasarlarla başı çok cid­di dertte. Düne kadar Türk sigorta sek­töründe sahte hasar oranı dünya ortala- malannın bir hayli altındayken son yıl­larda, bu oran dünya ortalamasını yaka­lamış durumdu.
Geçenlerde birkaç sigorta şirketinin temsilcisi ile sahte hasar konusunu ko­nuştuk. Gerçekten de konu ilginç bo­yutlarda. Araçlarını bilerek çarpıştıranlar ıııı istersiniz, işyerini yakanlar mı, ölüle­ri araçlara koyup, yakarak hayat sigor­tasından para almak isteyenler mi, yok­sa doktorla anlaşarak, kaza gibi gösterip, estetik ameliyat yaptıranlar mı... Olayla­rı dinleyince gerçekten de insan zekâ­sının neleri düşünebildiğine şaşırıyorsunuz. Bunların hepsi de sigortadan hak­sız yere kazanç elde etmeye yönelik gi­rişimler. Daha açık bir anlatımla, dolan- dıncılık. Ancak son dönemde sigortaya yönelik dolandırıcılık olayları, adeta or­ganize hale gelmiş durumda. Ağırlıklı da trafik sigortası, kasko sigortası, yan­gın sigortalarında sahte hasarla karşılaşı­lıyor. Bir de zorunlu sigortalarda sürek­li sakatlık ve yaralanma teminatlarında sahtecilik oluyor.
Sigortacılara göre bugün Türk sigor­ta sektöründe sahte hasar oranı yüzde 15'lere yaklaşmış durumda. Yani, öde­nen toplam hasarın yüzde 15'i, sahte hasar. Peki, bu ne kadarlık bir rakama denk geliyor. Bu konuda henüz 2009 yı­lı verileri yayımlanmadı ama Hazinenin 2008 yılı raporuna göre sigorta şirketle­ri. tüm branşlarda toplam 8 milyar TL hasar ödemişler. Bu da şunu gösteri­yor ki, sigorta şirketlerinin 2008 yılın­da ödedikleri toplanı hasarın. 1.2 milyar TL'si sahte hasar. Özellikle oto sigortala­rında ise durum daha da vahim. Sigor­tacılara göre 2009 yılının 9 aylık döne­minde kasko ve trafik sigortasında öde­nen toplam 3 milyar TL'lik hasarın. yüz­de 15'i yani, 450 milyon TL'si, sahte ha­sardan oluşuyor.
Bazı tamirhaneler işin içinde
Son yıllarda sigorta sektöründe sahte hasar oranının artmasında en büyük et­ken ise 2008 yılında uygulamaya giren kaza tespit tutanağı. Özellikle kasko si­gortası olmayan araçların kaza tespit tu­tanağı sayesinde çarpıştırılarak, şirketler­den tazminat alma yoluna gitmeleri sah­te hasar oranını artırmış durumda. Si­gorta sektörü temsilcileri, bu konuda da açık bir şekilde bazı tamirhanelerin bu işi organize halde yaptıklarını söylemek­ten kaçınmıyorlar.
Hal böyle olunca da eskiden her şirket sahte hasarlarla kendi mücadele ederken geçen yıllarda bu konuda sek­tör toplu olarak mücadele yoluna geçti ve Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi (TRAMER) ile Sigorta Hasar Takip Merke­zi (HATMER) kurularak hasarlar sıkı ta­kip edilmeye başlandı. Ancak kimi sek­tör temsilcilerine göre bu girişimler, sah­te hasar oranını sadece yüzde 1 oranın­da düşürebildi. İşte bu nedenden dola­yı da gerek sigortalı gerekse de sigortacı birbirlerine kuşkuyla yaklaşıyor.
Sahte sigorta hasarlan ile mücadele­de en etkili ülke ABD. Suiistimal denin­ce akla ilk gelen sağlık sigortaları. Çün­kü Amerikan sağlık sistemi hemen he­men tamamen özel sağlık sigortalan sis­temine dayalı. Oto sahtekârlıkları bunun arkasından geliyor.
ABD'de 145 milyar dolar
Bütün mücadelelere rağmen suiisti­mal zararının elementer branşlarda öde­nen tazminatların yüzde 10'una -ki, yak­laşık 30 milyar dolar bir rakam anlamına geliyor- ulaştığı gözlenmekte. Buna sağ­lık sigortalarındaki rakamlar dahil değil. Sağlık sektöründe suiistimallerin toplam tazminatlar içerisinde yine yüzde 10 civarında olduğuna ilişkin gözlemler var. Bu da 115 milyar dolara karşılık geliyor. İngiltere'de ise sahte hasar oranı yüz­de 10' larda. Fransa'da yüzde 7, Alman­ya ve İspanya'da yüzde 10 olarak görü­lüyor. İngiliz Sigortacılar Birliği, sigorta sahtekârlıklarının İngiliz sigortacılık sek­törüne maliyetinin 2008 yılında, bir ön­ceki yıla göre yüzde 24 artışla, 1.9 mil­yar Sterline ulaştığını belirtiyor.
Şirketler nasıl tespit ediyorlar
Sigorta şirketleri sahte hasarla daha organize mücadele etmeye başladı. Araş­tırma bürolarından ve eksperlerden ya­rarlanarak şüpheli hasar ihbarları araştırılıyor. Ayrıca, Türkiye Sigorta ve Rea­sürans Şirketleri Birliği nezdinde oluştu­rulan TRAMER ve HATMER, ihtiyaç du­yulan tüm verileri depolamak suretiyle sektörün kullanımına sunuyor. Şirketler, sahte hasarların en yoğun yaşandığı tra­fik branşına ilişkin tüm poliçeleri TRA- MER üzerinden online olarak düzenliyor, kaskoya ait poliçe ve tanımlı hasar veri­lerini yine TRAMER' e transfer ederek bil­gi bankası oluşturuluyor. Veri bankasın­da oluşan tüm veriler gerek poliçe dü­zenleme, gerekse hasar aşamasında sek­tör tarafından incelenebiliyor. Kaza tespit tutanağının ilgili veri bankasına kayde­dilmeye başlanması sahte hasarlarla mü­cadelede etkinliği daha da artırıyor.
 
Kayıplar vahim boyuta ulaştı
Nüzhet Atabek
Ray Sigorta Genel Müdürü
“Sahte hasarlar, bir hasar için farklı sigorta şirketlerin­den farklı talepler ile haksız kazanç temin edilmeli, oto hasarlarında sürücü değişikli­ği yapılarak alkollü veya eh­liyetsiz sürücülerin gizleme­si, finansal olarak zor duruma düşen kişilerin işletmele­ri kundaklamaları vs. karşımı­za çıkıyor. Kesin tahmin ne­redeyse imkânsız olmakla bir­likte genel görüş, yüzde 15- 20 oranında sahte ve haksız hasar ödemesi yapılmakta ol­duğu yönünde. Bu konudaki tahminler daha düşük oran­larda kabul edilse dahi sektö­rümüzün kayıplarının ne ka­dar vahim boyutlarda olduğu­nu göstermektedir. Oto hasar­larında sahte hasar sayılarının çok fazla olduğu söylenebi­lir. Özellikle, maddi hasarlar­da kaza tespit tutanak uygula­ması ile sahte hasarların art­tığı istatistiklerde görülmek­tedir. Kasko branşında da sahte basar sayılan özellikle yeni tutanak uygulaması ile alkollü sürücüleri veya ehli­yetsiz sürücüleri tespit ola­nağı kalmaması nedeniyle artış göstermektedir.”
 
Kaza tutanağı, oranı artırdı
Cemal Ererdi
Axa Sigorta CEO’ su
Anlaşmalı kaza tutanaklarının tutulmaya başlanması ile birlikte oto sahte hasar miktarlarında cüı ciddi artış oldu. Özellikle kasko sigortası olmayan araçların, anlaş­malı kaza tespit tutanağı senaryo­su ile sigorta şirketlerinden taz­minat alması en kolay yöntem gö­rülüyor. Zorunlu mali sorumluluk sigortası maddi limitlerinin yüksel­mesi ve kasko ihtiyari limitlerinin de devreye girmesiyle sadece bir araç için alınan tazminat rakamla­rı 25-30 bin TL düzeylerine çıkma­ya başladı. Kaskoda özellikle ba­zı tamir servislerinin organizasyon­ları ile çok sayıda otomobil ve motosiklet kazaları düzenleniyor; bu sahtekârlıklar içerisinde giydir­me adı altında hasarlı araç parça­lan takılarak yasal tutanaklar tuttu­ruluyor. Ayrıca iki-üç yıldır büyük bir çoğunlukla Güneydoğu bölge­lerinde başlayan ve birtakım takip şirketleri tarafından organize edi­len sahte raporlarla sürekli sakatlık tazminatlarında da ciddi artışlar ol­du. Ekonomik krizle birlikte sahte yangın hasarlarında da artışlar ol­du. birçok işyeri nedeni bilinme­yen şekilde yakıldı.”
 
Organize yöntemlerle yapılıyor
Mustafa Su
Anadolu Sigorta Genel Müdürü
Üç farklı sahte hasarla karşılaşıyoruz. Bunlar; sigorta temina­tı bulunmayan bir kıymetin, ger­çek bir zarara uğramasından son­ra, zarar görenlerin geriye dönük poliçe düzenletme yoluna gitme­leri, sigorta teminatı bulunan bir kıymete kasten zarar verilmesi ve oluşan zarar miktarının olduğun­dan daha fazla gösterilmeye ça­lışılmasıdır. Kuralların tam olarak işletilmemesi ve sahte hasara ma­ruz kalan şirketlerin olayları hu­kuki zemine taşıyamamaları sah­te hasarların artmasına yol açıyor. Sahte hasar girişimleriyle en yo­ğun olarak trafik ve kasko branşlarında karşılaşıyoruz. Daha son­ra yangın ve hırsızlık geliyor. Sah­te hasar oranının tam olarak tes­pit edilmesi mümkün olmamakla birlikte, ülkemizdeki oranının yiizde 15-20 olduğu tahmin ediliyor. 2009'un ilk 9 ayında sektörümüz tarafından, sahte hasar olaylarının en yoğun yaşandığı trafik branşın­da 1.2 milyar TL. kasko branşın­da 1.8 milyar TL olmak üzere top­lam 3 milyar TL tazminat ödendi. Kesin olarak bilinememekle birlik­te, dünyadaki oran ve tutarlar göz önüne alındığında ödenen tutarın en az yüzde 15'inin sahte hasar­lardan oluştuğu tahmin ediliyor.

Kaynak: http://www.interpress.com

Tarih: 02.03.2010



Sanayi Mahallesi Manolya Sokak No:3 Kat:3 4.Levent/İSTANBUL PK:34416 Tel:(212) 316 60 60 - pbx Faks:(212) 283 32 56 Copyright © 2009 Sigorta Bilgi Merkezi